20
Nov
09

Benimle yapılan bir röportaj’da online itibar yönetimi hakkındaki görüşlerim http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=173632

Gelecek Yüzyılın İtibar Yönetimi konusunu anlatır mısınız?

Çok klişe olacak ama Amerika’da yapılan bir araştırma gösteriyor ki; Amerika’daki yetişkinlerin yüzde %53′ü tanıştıkları kişiler hakkındaki bilgiyi arama motorlarından elde ediyor. Yöneticilerin yüzde 77’si ise arama motorlarını işe başvuranlar hakkında bilgi almak için kullandıkları ilk mecra olarak kullanıyor. Bunun dışında en bilindik yöntemlerle, web sitelerinden spam amacı ile e-posta adresleri toplayan robotlardan, kredi kartı bilgilerinizi yakalamak için google hacking yöntemlerine, yapışkan mortgage satıcılarından, kredi kartı pazarlamacılarına kadar birçok kişi sizden habersiz bilgilerinize ulaşmak için internet’i kullanıyor…
Facebook gibi sosyal ağların oluşması ile birlikte bu yöntemler markalar için de legalize oldu. Artık herkes internet üzerinden bilgi çekmeyi biliyor. Tabii herkes internet okur yazarlığı derecesinde bu işi gerçekleştirebiliyor.
Türkiye’de bu bahsettiğimiz konular dışında, internet uzmanlarının “internetin lağımı” diye değerlendirdikleri ekşi sözlük gibi alanlarda, özellikle kamuoyuna mal olmuş kişiler hakkında, gerek ortaya çıkmaya korkan rakipler, gerekse bilgi ve donanımdan yoksun kişiler tarafından itibar zedeleyici faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bu tip durumlara verilecek cevaplar konusunda ilk akla gelen yöntem olan cevap hakkı ise o basit sitelere üye olmak istenilmediği için kullanılamıyor.
Yine benzer sebeplerden, özellikle meşhur olma sürecinde yanlış ama hızlı yöntemleri tercih etmiş birçok bilinen kişi internet üzerinde devamlı karşılarına çıkan geçmişleri yüzünden, yeni ve doğru bir hayata başlama şansından yoksun kalıyorlar. Hatta bazen bu durum aile yaşantılarına kadar birçok noktada özel yaşamı tehdit haline geliyor.
Siyasiler açısından baktığınız da ise durum gerçekten çok daha üzücü noktada. Bazen bir sitede çıkan ve gözden kaçabilecek kadar küçük olan bir ayrıntı, aylar hatta yıllar sonra bir dedikodunun, referans noktası olabiliyor.
İş adamları, kendileri ile alakası olmayan bir yasadışı ticari faaliyetin içinde kendi isimlerini bulabiliyor. Çıkan gazeteleri toplatsalar ve konuyla ilgili dava açsılar bile, internet üzerinde haberin izleri gerek haberi yayınlayan sitede gerekse oradan bilgi toplayan ve indeksleyen başka birçok sitede çıkar hale geliyor.
İnternet üzerinde bu tip haberler, elinizde bir misket kavanozu ile yürümeye benziyor. Kavanoz düşüp kırılınca, yıllar sonra bile salonun bir köşesine sıkışmış bir misket ile karşılaşabiliyorsunuz.
Aslında Türkiye’de durum daha iyi. Hayatımda ilk defa bir teknolojik bilginin Türkiye’ye geç ulaşmasından memnunum. Zira özellikle Amerika’da e-devlet faaliyetlerinden tutunda, vatandaşlık bilgilerine kadar birçok bilgi internet üzerinden yapılabildiğinden, her türlü bilgiyi toplayıp, indeksleyen ve bu indeksledği bilgileri düzgün şekilde gösterebilen insan arama motorları son derece revaçta. Bu sayede, kişinin ödenmemiş elektrik faturasına kadar her türlü bilgisi internette parmaklarınızın ucunda bulunabiliyor. Bu sitelerin en rahatsız edici olanı intelius sonra Yahoo! ve People Search geliyor. Bu siteler bu bilgileri bir dedektif edası ile arayıp buluyor, indeksleyip inanılmaz kullanım yöntemleri ortaya çıkarıyor.
Türkiye’de biz bu tip arama motorlarının oluşmaması dışında bir başka avantaja daha sahibiz. Her ne kadar son dönemde liberal görüşlü internetcileri rahatsız etmiş olsa da, son internet yasasında konunun düzenlenmesini sağlayan bir madde var. 4 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5651 nolu “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” isimli kanunun 9. Maddesi, kişinin haklarının ihlal edilmesi durumunda, cevap hakkının dava açmadan kullanılabileceğini öngörmektedir. Eğer içerik sağlayıcısı (web sitesinin sahibi) bölümü kapatmazsa, yer sağlayıcısı (hosting şirketine) başvurulabilir. Yine sonuç alınamazsa mahkeme yöntemine gidilebilir. Ancak uygulamada bunun dışında bir de erişim sağlayıcılardan yardım alındığına şahit olduğumu söylemek isterim. Ancak Türkiye’de bu kadar çok internet kullanıcısını koruyan yasa varken, bunun sadece belirli gruplar tarafından, çoğunlukla da siyasi amaçlarla kullanılıyor olması oldukça düşündürücü.
İtibar yönetimi, şüphesiz her internet kullanıcısının hatta, bazı durumlarda interneti hiç kullanmayan kişiler için bile bir gereklilik. İnterneti hiç kullanmıyor olsanız bile, daha önce yaşanan bir olayda görüldüğü gibi, hizmet aldığınız bir kurum sizin bilgilerinizi, güvensiz bir ortamda sakladığı için kaybedebilir. Üstelik bu bilgiler önem sırasına göre isminiz, adresiniz, telefon numaranızdan kredi kartı bilgilerinize kadar gidebilir.
Tabii unutmamak gerekir ki; kişilerin yaşam tarzları önemsedikleri bilgileri de farklılaştırmaktadır. Ortalama hayat yaşayan birçok kişi için o an kiminle ilişkisi olduğu bilgisinin ulaşılabilir olması önem arzetmezken, bu konu birçok ünlü kişi için magazin basınına taşınmak ve istemediği bir konuda gündeme gelmek demektir. Çoğu ünlü bu durumda yaşayacakları travma yüzünden bu durumu oldukça fazla dikkate alırlar. Bu durumda kişinin internet ortamında hangi profil bilgilerini bulundurmak istediği bilgisiniz seçebilme hakkı olmalıdır. Zira bu konudaki seçim, bir standart içermesi mümkün olmayan, kişiden kişiye değişen bir bilgidir.
Son yıllarda basın dünyasının kurdu Murdoch’ın satın aldığı myspace sitesi ve Microsoft’un da ortağı olduğu facebook sitesi, sadece profil bilgilerinin değil, ilişki bilgileri ve hatta ilgi duyulan konular ve markalar bilgilerinin de son derece kişisel ve önemli bilgiler olmasına sebep oldu. Bu nedenle genel olarak internet kullanıcıları, bu tip bilgilerinin de ulaşılabilir ve indekslenebilir olmasından büyük rahatsızlıkları bulunuyor. 2009 bu nedenle özellikle private social network (özel sosyal ağ) kavramının ortaya çıktığı yol olarak anılacak. Zira satışın internet üzerinden gerçekleşmesi durumunda bile pazarlama için markaların profil bilgilerini kullanmaları pek de sempatik görünmeyecek.
Kişisel Bilgilerin Korunması
Bu konuda ne yazık ki, hiçbir ülkede bir yasa veya yaptırım bulunmuyor. Zaten internetin yapısı gereği bu konuda oluşacak yerel bir çözüm genel problemi çözmekten çok uzak olacaktır. Kaldı ki, internet yapısı gereği, özgürlükçü bir mecra olduğundan, yaptırımların olması konusu bile sonlandırılamamış bir tartışma konusu.
Bu durumda yöntem, bu tip bilgilerin kurumsal ilişkilerle çözülmesini sağlayacak, global çalışan yerel çözüm ortaklarının bulunmasıdır. Zira kurumsal anlamda sorunu çözmekle birlikte,her an kişisel talepleri yerine getirmek, yerel sitelerle de gerekli ilişkilerin kurulmasını sağlamak çözümün en önemli parçası.
Bu konuda ayrıca yasaların verdiği hakları bilmek son derece önemli.
MADDE 9 İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir.İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır.(2) Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar.Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.(3) Sulh ceza hâkiminin kesinleşen kararının, birinci fıkraya göre yapılan başvuruyu yerine getirmeyen içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasınabaşlanır.(4) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır

20
Nov
09

Online İtibar Yonetimi

2006 yılında Nikki Catsouras isimli Amerikalı bir genç kız ölümcül bir
trafik kazası geçirir. Kazasının ardından fotoğraflar internette
yayılır. Kaza fotoğraflarının internette yayılmasına mani olmak isteyen
aile, bir Silikon Vadisi girişimi olan Reputation Defender şirketinin
yardımını ister. Şirket ailenin isteği üzerine yüzlerce fotoğrafı
internetten kaldırarak ismini duyurur.

Ünlüler de kendileri hakkında internette bulunan negatif içerikleri
kaldırabilmek için büyük çaba sarf etmek zorunda kaldı. Benzeri
durumları şirketler de yaşıyor. Teknoloji devrinde kişiler ve
şirketler hakkında ilk bilgi kaynağı internetteki arama motorları. Bu
konuda ilk tercih edilenin Google olduğu göz önünde bulundurulduğunda
arama motorunda haklarında negatif haberlerin yer olması, kişilerin ya
da şirketlerin çok önemli işleri kaybetmesine bile sebep olabiliyor.
Bu nedenle internette itibar yönetimi ve yönetimin nitelikli kişiler
tarafından yapılması gerekliliği herkes için giderek önem kazanıyor.
Zira süreç sadece arama motoru optimizasyonu ile sınırlı değil.

İnsanlar hakkında en kolay bilgi edinilebilecek kaynak haline gelmesi
nedeniyle internet, birçok kişi ve şirket için bir savaş alanına
dönüştü. İnternette özellikle negatif içerik pozitif içeriğe göre daha
fazla tıklanıyor. Daha çok ilgi gördüğü için de arama motorlarında çok
daha önlerde sıralanıyorlar. Bu yüzden kişilerle ilgili Google’da
arama yapıldığında negatif içeriğe rastlamak çok daha olası. Ve bu
durum rakipler arasında bir saldırı metodu olarak kullanılabiliyor. Bu
saldırılarla başa çıkamayan kişi ve şirketler profesyonellerin
yardımını talep eder oldu.
Online İtibar Yönetimi danışmanı Atıf Ünaldı’nın bu işe başlama
hikayesi de benzer bir sebebe dayanıyor. Sunduğu televizyon
progragramına katılan ünlüler, internete olan ilgisini bildiklerinden
çekim aralarında yaşadıkları sorunları anlatıp, kendisinden yardım
istiyorlar. Atıf Ünaldı, böyle bir ihtiyaç olduğunu görünce
yurtdışında benzeri hizmetler veren örnekleri araştırıyor. Kendisi ile
aynı zamanlarda Reputation Defender’ın benzer bir ihtiyaçtan
kurulduğunu görüyor ve bu işi profesyonel olarak yapmaya başlıyor.
Türkiye’deki talep arttıkça bu durum bir iş alanına dönüşmeye
başlıyor. Ve taleple doğru orantılı olarak hizmet
verenlerin sayısı da artıyor. Elbette kazanç boyutu da bu işin
profesyonelliğe dökülmesinde etkili. Vakaya göre değişmekle birlikte
bir sorunun çözümü için 10 bin dolar telaffuz ediliyor. Sorun
çözüldükten sonra aylık takip hizmeti ise 300 ila 500 dolar arasında
bir maliyet. Ancak bu işin profesyonelleri etik dışı konularda kişi ya
da şirketlerin 100 bin dolar bile teklif edebildiğini söylüyor,
hizmeti vereni ikna etmek için.

EN HASSAS İTİBAR SİYASİLERİN
Türkiye’de internetteki itibarına birinci derecede siyasiler dikkat
ediyor. Özellikle seçim dönemlerinde bir siyasetçinin hakkında çıkacak
en ufak bir negatif haber,
bin dolar bile teklif edebildiğini söylüyor, hizmeti vereni ikna etmek için.

EN HASSAS İTİBAR SİYASİLERİN
Türkiye’de internetteki itibarına birinci derecede siyasiler dikkat
ediyor. Özellikle seçim dönemlerinde bir siyasetçinin hakkında çıkacak
en ufak bir negatif haber,
seçimi kaybetmesine neden olabiliyor. Ve siyasi için böyle bir durumun
iyi yönetilememesi kariyerine mal olabiliyor. Atıf Ünaldı,
“Siyasetçiler çok hassas bir itibara sahip, bu yüzden olayın öneminin
farkındalar” diyor. Durum o kadar hassas ki, son seçimlerde
Wikipedia’daki profilinde memleketinin adı değiştirilen ünlü bir
siyasimiz  bile böyle bir yardım almak için başvuruda bulundu.
Türkiye’de siyasilerin memleketlerinden aldıkları oylar seçim
zaferinde önemli bir yere sahip.
Böyle bir hata bir anda bakanın hemşehri oylarının kaybına neden
olabilir. Çünkü internet aramalarında Wikipedia kişisel web
sitelerinden çok daha yüksek sıralarda konumlanabiliyor. İş adamları
ise online itibar yönetiminin değerini yeni yeni öğreniyor. Ama bazen
acı tecrübelerin sonunda… Örneğin ünlü bir
Türk çay üreticisinin Almanya’da önemli bir anlaşma yapma
aşamasındayken, Alman şirketin internette birçok negatif habere
rastlaması nedeniyle anlaşmanın
yapılamaması en vahim örneklerden biri. İnternette yayılan kötü
haberler yüzünden sıkıntı yaşayanlar bu çay şirketi ile sınırlı değil.
Danone ve LC Waikiki de geçtiğimiz yıllarda internette sıkıntılı
süreçler yaşayan firmalara örnek olarak verilebilir.
Prosedürü özetlemek gerekirse, online itibar yönetimi, arama motoru
optimizasyonu, kişisel ilişkiler ve hukuk olmak üzere üç ayaktan
oluşuyor. Arama motoru optimizasyonu öncelikle kötü haberlerin
olabildiğince aşağı çekilmesi ile sağlanıyor. Bunun yanında bazen
pozitif içeriği yukarı taşımak, negatifi   aşağı çekmekten kolay
olabiliyor. Hakkında pozitif içerik bulunmayan kişiler için pozitif
içerik oluşturmak da online itibar yönetiminin hizmetleri arasında yer
alıyor. Bazı durumlarda negatif içeriği yok etmek yerine pozitif
içerikle ilişkilendirmek de çözüm olabiliyor. Tabii Google’un sürekli
indeksleme algoritmasını değiştiriyor olması bu konuda çalışan
şirketlerin kendilerini sürekli güncellemelerini gerektiriyor.

07
Nov
09

02
Nov
09

Online itibarınızı Denetlemenin Önemi

Bugünlerde birinin hakkında daha çok şey öğrenmek istediğimizde pek çoğumuzun yapacağı ilk şey, o kişinin ismini Google’da aratmak oluyor. Bu yüzden online itibarınızı denetlemenin olağanüstü derecede önemli olması şaşırtıcı olmamalı.
İster kişisel, ister profesyonel itibarınızın izinin peşinde olun; hakkınızda neler söylenildiğini bilmek önemlidir – özellikle bu sayede hakkınızda söylenenleri mümkün olduğu kadar çabuk tespit edebildiğiniz için. Bu amaçla, egonuzu online takip etmenin yollarını ayrıntılı olarak açıkladık. Siz de bir ün izleme sistemi düzenlemekle ilgileniyorsanız, buna bir göz atın. Twitter-sonrası bir dünyada, sürekli bir Twitter araması oluşturarak, hakkınızda online olarak neler söylendiğini takip etmek için daha önce de sözünü ettiğimiz TweetDeck gibi tarayıcılardan yararlanabilirsiniz. (Örneğin, biz bu yolla insanların Atıf Ünaldı hakkında neler söylediğini yakından takip ediyorum; böylece insanların nedüşündüğünü tespit edebiliyorum.)
Yine de, online itibarınıza aktif bir şekilde yaklaşmanın bulunmanın en iyi yollarından biri Google’ın hakkınızda ne söylediğine bir bakmak. Ben bunu uzun zamandır kullanıyorum, ama “http://tinyurl.com/atifunaldiroportajlari1” sitesinden online ününüz hakkında neler öğrenebileceğinizi detaylandırmanın yanında, itibarınız tehlikedeyse neler yapabileceğiniz konusunda da birkaç öneri sunan kendi yaklaşımılarımı ortaya koyuyor. Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz varsa lütfen yorumlara ekleyiniz.

01
Nov
09

BBC Hacks into GMail Account

BBC Watchdog is British TV program that investigates viewers’ reports of problematic experiences with traders, retailers, and other companies around the UK. A recent investigation has discovered that wi-fi hot spots across the country are not secure – leaving tens of thousands of users at risk of fraud.

In this particular case they reveal how easy it is to hack into someones GMail account over Wifi, sending emails and changing their password. According to Danny Sullivan who shared the link on Twitter, if he’d signed via secure https, he’d probably have been safe – can anyone verify?

If you can’t see the video below, watch it here.

29
Oct
09

Eric Schmidt : Five years from now the internet will be dominated by Chinese-language content

23
Oct
09

New report identifies IPTV market leaders

MRG has released its latest ‘Global IPTV Market Leaders Report’, identifying the top equipment and technology vendors worldwide as of October 2009, with little change in many segments.

Continue reading ‘New report identifies IPTV market leaders’

23
Oct
09

IPTV Market Leaders Report

IPTV Market Leaders Report

October 2009


Published by MRG, Inc.
Author: Jose Alvear
Research Director: Gary Schultz
October 2009, 89 pages

Continue reading ‘IPTV Market Leaders Report’

21
Oct
09

Comcast Will Expand Streaming On Demand This Year

Comcast On Demand Online will move from trial to reality later this year but not as the TV Everywhere wonderland all the hype might lead subscribers to expect: the streaming on demand will be limited to some cable shows and movies, access will be limited to in-home computers—and, at first, access will be possible only through Comcast’s own ISP, barring anyone who does not pay Comcast for video and broadband. But, as promised, the actual service will be free to cable subscribers; access will be through Comcast.net or the company’s video portal Fancast.

Continue reading ‘Comcast Will Expand Streaming On Demand This Year’

20
Oct
09

Most VOD services are done by TV Services

There were at least 696 video-on-demand services from 366 different providers operational in Europe at the end of December 2008, according to a new report from The European Audiovisual Observatory and the Direction du développement des médias (France).

Continue reading ‘Most VOD services are done by TV Services’




Bookmark and Share



İletişim için:
Email : ‎atifunaldi@gmail.com
Tel : +905055010106‎ ‏
Instant Messaging
nihildeclero@hotmail.com‎ ‏ MSN
atifunaldi@gmail.com‎ ‏ Google Talk
atifunaldi‎ ‏ Skype
3886866‎ ‏ ICQ

View my FriendFeed
card.ly

Email Subscription

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

I’m now on:

Add to Technorati Favorites

Blog Stats

  • 7,919 hits

 

December 2009
M T W T F S S
« Nov    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
View atifunaldi's profile on slideshare